7 Mart 2012 Çarşamba

Saç Uzatma

Saç uzatmak zor zanaat. Kızları bilmem ama erkekler için oldukça zor. Geçmişe baktığımda defalarca “uzatıyorum “diye başlayıp “yok abi sıkıldım. Uzun saçın bakımı var şuyu var buyu var bana ters” diye sonlandırdığım minik hikayeler geliyor aklıma. Sabredilmesi ne zor şey bu saç uzatma işlemi yahu.
Sizce de spektaküler olmamış mı?
Bir de kendi içindeki dönemleri var ki bunlar çirkin olma dönemleri 10-15 kere çirkin olmadan bir saç uzatılmıyor. İnsan içine çıkasın gelmiyor. Ya da anlık çirkin olma durumları, mesela sabah kalktığındaki. Saçın uykunda aldığın pozisyonların bir dökümü oluyor adeta. Arka taraf yatmış, sağ taraf kıvrılarak yukarı bakıyor, sol desen kirpi gibi, üst kuş yuvası falan filan… Hepsi kendi halinde yani. Ayna karşısında geçirdiğin süreye acıyorsun bir süre sonra.
Sonra demişken bir de bere olayı var. Bere takıyorsun, bir daha çıkaramıyorsun. Kapalı bir mekana gitme çekincenden kız arkadaşını “aa bugün de hava ne güzel böyle bahar havası gibi” romantik söylemlerle buz gibi havada oturtuyorsun. Sırf bereni çıkarmayasın diye. Aslında bere takmasan sorun da olmayacak ama dedim ya hava buz gibi. Sen üşüyeceğine kız arkadaşın üşüsün. Hem kızlar soğuğa daha dayanaklı diyorlar. Duydum bir yerden işte…
Tarzını sevdim demek isterdim ama aradığım model ne yazık ki bu değil.
"Bu da mı gol değil!"
Neyse baktın kurtuluş yok o kapalı mekana gidilecek, taktikler kuruyorsun. Tarz ayağına çıkartmamak da mümkün ama o çok belli ediyor kendini. Mesela şu nasıl? “Hayatım sen geç. Gözüme bir şey kaçtı galiba. Bir su vurayım” deyip hafiften sulandırdığım gözümle tuvalete doğru koşturuyorum. Sonrası malum bereyi çıkarıp saça olabilecek en anlamlı şekli verip kız arkadaşımın yanına dönerek hayal gücümü çalıştırıp gözüme nelerin kaçtığını anlatmak vs. falan. Kurgu değil bunlar arkadaşlar var böyle şeyler… Anlatırken yoruldum.
Saç uzatmak zor iş sonuçta. İnsan sabredemiyor. Zamana değil de yaşadıklarına sabredemiyor. Arkadaşları tarafından, özellikle barbarian ev arkadaşları tarafından hor görülüyor, eziliyor, itiliyor, kakılıyor… O saçı kestirtiyorlar adama.
Bu da pek bi öle işte..neyse..
Aslında şimdi düşününce ensemden ya da favorilerimden yukarıya doğru kıvrılan saç tutamlarımı işaret parmağıma dolayarak oynamak da hoş oluyordu. Sonra bir de rüzgar da savrulup tenime değmeleri… O da hoştu aslında.
Ama madalyonun diğer yüzü var işte.
Günümün dizi izlemek, oyun oynamak, öğlene kadar uyumak gibi işe yaramayan zamanlarından 1-2 sini saçıma ayırmaya karar verirsem belki yine uzatırım. Ya da tamamen gaza gelmeye bakıyor. Mesela “uzun saçlı erkekler çok houuş” diyen birkaç güzel kız da yetebilir. Erkek aklı işte. Her zaman çok basit oldu. 
koza-uğur s.

9 Kuş Sesleri:

Uzun saç candır birader. Vakit ayır ve uzat. Uzun saçlılara Taksim'de kızlar teklif ediyormuş.

olmuyor böyle.. damardan girmeler..

erkeklerin saç uzatmak için bu ara dönemden geçmek zorunda olması uzatmaması için bir işaret olsa gerek..evet erkekte uzun saç sevmıorum tüm işaretleri de kendimce yorumluyorum:)

bence kendimi göz önünde bulundurarak diyorum, kızlar için de zor zanaat. sabır yok sabır.

Amigdaladan Konuşmalar, herkes yerini bilsin diyorsun yani.şaka bir yana bu şekilde düşünen kız sayısı hiç de az değil.biz arada sırada saç uzatmak isteyen erkekler üzerinde psikolojik baskı oluşturuorsunuz :)

KIZILGIN (Selnur Güneş), ısırganotu saç uzamasında birebirmiş :P

çok saçma bir yere yorum bırakıyorum ama "badlands" i izledim.73 yapımı olandır inş. ben onu izledim çünkü :) neymiş diyeceğin de bakalım

erkeklerin neredeyse hiçbirine uzun sac yakışmıyor
yakışanların çoğuna da kısa sac daha çok yakışacaktır....

özellikle ikinci kısımda sanırım haklısın. kestirdikten sonra yüzün gözün açılmış yorumları buna binaen olsa gerek