25 Ekim 2012 Perşembe

Aksaray Metro

2 saat önce Aksaray metro istasyonun girişinde ev arkadaşımı bekliyordum. Rüzgarın estiği anlarda üşüten serin bir geceydi. Sarışın bir kadın karizmatik bir şekilde sigara içiyordu. Paketimden bir tane çıkarıp ben de yaktım.

5 yıl önceydi. Rüzgarın estiği anlarda üşüten serin bir geceydi. Aksaray metro istasyonun girişinde onu yolcu ediyordum. Yanağıma ilk öpücüğü o gece kondurmuştu. Sonrasında işi ilerletmiştik ama bu sizi ilgilendirmezdi. Islak, hafif içine çeken, sıcak bir öpücüktü. Etkisi kalıcıydı. Yanağımda çok uzun süre o hissi taşıdım.

O andan 15 dakika önceydi. Aksaray metronun önündeki banklardan birinde oturuyorduk. Gergindim. Biraz önce artık arkadaş olmayalım demiştim. Artık birbirimizin olmamız gerektiğini düşünüyordum. Bir evet veya hayır almamıştım. En azından kelimeler kullanılarak böyle bir cevap verilmemişti. Ama milyonlarca çılgın atlı içimdeki derelerden tepelerden dört nala amaçsızca koşturmaya başlamıştı bile. Artık onun için ne düşündüğümü biliyordu ve çok tatlıydı. Evet, çok tatlıydı. Kalkıp koşmak istiyordum ama gözlerine takılıp kalmışken yanından da kalkamıyordum. O anda yanı, dünyada olmak istediğim yerlerden en güzeliydi. Ama üşümüştü. Saat de biraz gecikmişti. Gitmesi gerekiyordu. 15 dakika sonra kalktık. O 15 dakikalık an zihnime çıkmamak üzere dövülmüştü.

Onu banklara zorla oturtup gel bir şey söyleyeceğim dememden 1 saat önceydi. Ben gidiyorum demişti, ben de seni bırakırım demiştim. Ev arkadaşlarımın arkadaşıydı ama o kadar yolu yürümek işlerine gelmediği için bu durumu mutlulukla kabul ediyorlardı. Ben de bu durumu mutlulukla kabul ediyordum. Onunla yürümekten daha güzel bir şey yoktu o zamanlarda. Hızlıca üzerime bir şey geçirip yanına gelmiştim. O da montunu giymiş ve çıkmıştık. Bu gecenin o gece olduğunu biliyordum. Yolda her ne kadar söylemek istesem de olmamıştı. Lafı çekmek istediğim yere bilinçli mi bilinçsiz mi bilmiyorum bir türlü gelmiyordu. Ama bu o geceydi. Aksaray’a geldiğimizde biraz daha beklersem metroya binip gideceğini biliyordum ve beklemedim.

-Gel şu banklarda biraz oturalım, bir şey söyleyeceğim.

Yaklaşık 2 saat önceydi. Ev arkadaşım metronun çıkışında gözüktü. Sigaramdan son nefesi de alarak izmaritini bir başına bıraktım. Büfecinin çöp olarak kullandığı karton kutuya atmadan önce ona son bir söz söylemem gerektiğini düşündüm.

-Şişş sorun değil, üzülme bak ben de yalnızım. Ben de yalnızım a.q.

3 Kuş Sesleri:

kjdhsgkhdjhfdf şu yapmıştım etmiştim olmuştu bitmişti yazış tarzını çok beeendim

özellikle bu cümleye;

''Sonrasında işi ilerletmiştik ama bu sizi ilgilendirmezdi.''

koptum hahhahaha

geç teşekkürüm için kusura bakma, bloğun kurucusu ben olmadığım için ve yorum bildirimleri ona gittiği için ve götlük yapıp bana haber vermediği için bu gecikmeler yaşanabiliyor :) (doruk okuyorsan cevap hakkın doğdu)

beğenmene sevindim. Aslında ben de senin bloguna şöyle bir göz attım ama "siz halaya başlamışsınız da ben de araya girmeye çalışan adamın bir türlü girememesi gibi" yorum yapamadım. ama yazıların eğlenceli özellikle tütün mevzuu :) görüşmek üzere...

yahu zaten onaylayalı 3 saat olmuştu dostum. yoruma açık mı yapsam acep? sana yetki verebiliosam verecem dur.