27 Ekim 2012 Cumartesi

Bisiklete Veda

Bugün  sevgili hırsızlar bisikletimi çaldı. Belki de ödünç almışlardır. O zaman hırsız da olmazlar tabi. O zaman onlardan özür dilemem gerekir hırsız dediğim için. Belki de geri getirirler. Ama öyle haber vermeden alınca.. bir an.. Neyse getirsinler söz özür dileyeceğim hırsız dediğim için. Yeminlen lafın gelişi demiştim zaten. Ama şu da var deselerdi bana “özeniyoruz be abi bayramda biz de bir tur atsak olur mu?” diye ben verirdim onlara. Muhtemelen son gördüğüm giderek uzaklaşmaları olurdu ama en azından bir hukukumuz olurdu. Şimdi öyle tanımadan etmeden ayıp oldu açıkçası. Hırsızlık olmasa da nezaketsizlik. Çok ayıp.

6 yıldır beni üzerinde taşıyan bisikletime bir vedamı çok gördüler.

Ahh ah bisikletim… Demek dün gece sondu bizim için. Beraber Fındıklıdan Süleymaniye’ye asfaltta süzülüşümüzün son günüydü. Ön freni sıkıp seni son kez yaylandıracağımı bilsem amaçsızca hızlanıp durarak bir kez daha yaylandırırdım.

Kabul etmem gerek ki sana gerekli özeni gösteremedim son günlerde. Vites sisteminden çıkardığın tıkırtılarla bana sitem etmiyor değildin. Ama böyle mi olması gerekirdi?

Yoksa parıldayan gidonunu sevdiğim bisikletim beni bırakıp sen mi gittin? O demirleri sen mi kestin de gittin? Nasıl kestin? Bak söz dönersen sana bir güzel bakım yapacağım. En sevdiğinden. Yağın hazır, seni bekliyor. 

Sonra tekrar yollara koyulacağız. İstanbul trafiği kilit olacak biz aralardan rüzgar gibi geçeceğiz. Bayırlar çıkacak o yumuşak 1. vitesinle aşacağız. Yokuşlar olacak o hafifliğinle arabaları geçeceğiz. Yayalar olacak aralarından slalomlar yapacağız. Acağız, eceğiz, eceğiz, acağız…

Lan dön lan! Nolur lan! Sen de beni seviyorsun biliyorum. Ayrılamazsın benden biliyorum. Bisikletim lan! Zeki abi… Abi sen de bir şey söyle be abi…

El-bet bir günn bulu-şa-cağız. Beraber yolları aşacağız. Bu böy-le yarı-m kal-ma-ya-cak. Öyle durup bakışacağız…

0 Kuş Sesleri: