8 Temmuz 2013 Pazartesi

Paramparça Sümüklü Böcek

Benim için küçük sümüklü böcek için büyük bir adım. O kadar büyük ki ağırlığını kaldıramıyor. Kabuğunun çatırdayarak kırılışını yalnızca duymuyorum, ayağımın altından tüm bedenime yayılan o soğuk titreşimle birlikte hissediyorum da. Tüylerim diken diken oluyor. Ayağımı geri çekmek istiyorum ama tepki sürem buna izin vermiyor. 1 saniye ömrünü sonlandırmama yetiyor. Duruyorum. Eğiliyorum. Paramparça olmuş kabuğunun yüzlerce parçasının saplandığı parıldayan bedenine bakıyorum. Arkasında parlak izler bırakmış. O parıldayan izleri takip ediyorum. 1 saniyede ölmek için o küçücük alanda kaç saat yol kat ettiğini tahmin etmeye çalışıyorum. Her yerde parlak izler var. O izlerin yanından geçerken ağır ağır bir başkasının gidişini izliyorum. Ardından parlak izler bırakıyor. Ayağa kalkıyorum ve ilerlemeye devam ediyorum.

Hiç durmadım ki. İstemsizce attığım bir çok adım bir çok parçaya ayırdı canları ve ben olduğum yerde duramıyorum bir türlü. Görünmez ipler kontrol ediyor bedenimi ve ben paramparça ettiğim canları kafama yükleyerek devam ediyorum. Boynum ince. Yük ağır. Ve bir gün boynum kırılacak; öleceğim diye korkuyorum… Ölümün yavaş yavaş içime yuvalandığını bilerek hayır çok daha yoğun… Hissederek. Korkuyorum.

0 Kuş Sesleri: