11 Ekim 2009 Pazar

Bir G.zekalının Görüşleri; Y.B.


Polis daha sert olmalıydı!
HABERTÜRK ekranlarında Taksim’de yaşananları birçok noktadan sizlere aktardık. Bu görüntüler içinde en çok dikkat çekeni, “İstiklal Caddesi’nde camları kıran” göstericiler ve onlara müdahale eden vatandaşlardı. Camları kırdılar, vitrinleri parçaladılar, IMF protestosu görüntüsü altında IMF’nin en çok belini büktüğü vatandaşlara zarar verdiler. Amaç, Türkiye’nin “kanını emen” IMF politikalarına tepki göstermekti, olaylar IMF’nin yapamadığı “tahribata” döndü!Bu noktada başlığa dönmek ve ilk okuduğunuzda aklınızda kalan “Neden daha sert, zaten çok sert” sorusuna değinmek istiyorum.Sevgili dostlar, her Türk vatandaşının IMF’yi, belini büken yerel ve küresel ekonomi politikalarını, protesto etmeye, karşı koymaya, eylem yapmaya hakkı vardır. Bunu yapması da gerekir. Örgütlenmiş toplum kavramının da, demokrasi anlayışımızın da gelişmesi buna bağlıdır. Ancak bunu yapanların “diğerlerine” zarar vermeye, özellikle zar zor kazandıklarını yok etmeye asla hakkı olamaz.Bu gerçekten yola çıkınca sonuç net: IMF’yi protesto etmeyi, Taksim’deki dükkânın sahibini de “kapitalist” olarak görüp, ona düşman olmakla özdeşleştirenler “gerçek bir sistem sorgulayıcısı, eylemci” olamazlar. Kendisi gibi “sistemin mağduru” olanları “geçici düşmanlar olarak” algılayıp saldıranlar, olsa olsa “terörist” olabilirler. Amaç veya yola çıkma motifi farklı olmasına rağmen sonuç terörle biterse, bunlara karşı yapılacak her türlü “fiziki müdahale” haklı ve zorunlu hale gelir.Sevgili dostlar, sistemi eleştirmeyi, daha iyiye çekmek adına sorgulamayı, eylem yapmayı, diğerlerini uyandırmayı denemeyi sonuna kadar anlar ve desteklerim. Asla anlayamayacağım; bunları yaparken “ana yapıya yönelmesi gereken fikir ve eylemlerin” terör haline dönüşmesi ve sistemin mağdurlarını vurmasıdır. Dinamik teröre dönünce asla “hoş görülemez” ve aynı sertlikle cevap bulması gerekir. İşte bu yüzden dün İstiklal’de polis daha sert olmalı ve olayları olmadan durdurabilmeliydi.


Yiğit Bulut




Bu arkadaş Taksim'deki eylemleri ve eylemcileri "terörist" olarak nitelendirmiş. Artık bu söz herkesin herkese dediği bayağı bir söze dönüştü. Taksim'de ki gösterilerde olan arkadaşlarım, olayların çıkış sebebinin ne olduğunu kendileri bile tam olarak bilmiyorlardı aslında. Tabi bilmiyorlardı dememe bakmayın siz.Olayların asıl sebebi İMF'yi protesto etmelerine ve bunun sadece sözlü bir şekilde ifade bulmasına izin vermeyen polisin Biber Gazları, Coplar, Silahları dersek hata etmiş olmayız. Kapitalist bir ülkede hele de sosyalist bir solcuysanız ayvayı yemişsiniz demektir. Hemen damgayı basıverirler. "PKK'lı bunlar" "Teröristler" bu sözler iyice sakız olmaya başladı. Olayların olduğu sırada bende ders çıkışı Taksim'deydim. Özerle beraber gittik. İstiklal'in girişinden Cihangir'e doğru olan yolda bir sürü bankanın camları kırılmış, harap olmuştu. Fakat bu arkadaşın dediği gibi bir tane bile camı kırılmış bir bakkal, pastane v.b. görmedim. Başka yerlerde bu olmuş mudur bilemem doğrusu. Ve eminim ki olmuşsa da kasten olmadığıdır. Çünkü eylemin amacına ters düşecek şeyleri yapacak düzeyde insanların bir araya geldiği bir eylem değildi bu eylemler. Yiğit Bulut kendisini sitesinde Türkiye'nin genç fikir adamı ve aydını olarak tanımlamış. Ben buna bir özellik daha ekliyorum; G.zekalılık. Kendisi kanal kanal gezip, bir ekonomist olarak emperyalist politikaları savunduğu için aslında bu olaylara "terörist eylem" demesini de mazur görmek gerekir. Lütfen Y.B. git kendin gibilerle konuş sen, işine geldiği gibi herşeye laf söyleme. İlerizekanı! başka işler için harca. Emperyalizmin kucağında olan bir ülkeyi, kurtarmak için bir araya gelen insanları hem "terörist" olarak nitendirip hem de uygulanan polis şiddetinin dahada fazla olması gerektiğini söylemek faşizanlıktan başka bir şey değildir. Siz de büyük bir FAŞİSTSİNİZ Y.B. Lütfen defolun.


Hoşça kal.


0 Kuş Sesleri: