4 Ocak 2010 Pazartesi

Onu Tanıyorum



Hayat gerçekten çok garip. Biraz önce Beşiktaş da otobüs duraklarının altında ki ışıklardan karşıya geçerken bana doğru gelen bir Nergis Öztürk'ü gördüm. Kimdir bu Nergis Öztürk. 2009 yılında Altın Portakal da en iyi kadın oyuncu ödülünü kazanmış olan birisidir. Eee geçemez mi diyeceksiniz. Tabii ki geçer ve de gider. Tabi yaklaşık 17 gün önce ben onunla Artvin de ayaküstü sohbet edip, bir yandan da ikimizin de kafası güzelken ki hallerimiz aklıma gelince iş biraz değişiyor. Hayatın garip olduğu o an beliriyor. O kadın artık benim için sıradan bir ünlüden bambaşka biri. Belki de çoğu izleyicinin göremeyeceği en doğal haliyle onu görmüşlüğüm var. En azından ben öyle olduğuna inanıyorum. Bunu ortaya çıkaran, yani onu bu kadar doğal kılan da içkinin onda bıraktığı sarhoşluk etkisindendir. Neyse efendim. Ben bu kadına bir selam verip vermeme noktasında yüzüne baka baka yanından geçip gittim. Kendi kendime bir gülümse aldı beni. O bana bakmadı. Zaten bana neden baksın. İçimde kalan tek şey acaba beni görseydi tanır mıydı? Ya da ben ona bir selam verseydim tanır mıydı? sorularıdır. İş bu yüzden garip bir haldeyim. Bu koca şehrin en güzel yanlarından biri. Sokaklarda böyle bir sürü tanıdık sima görebilmenize imkan vermektedir. Bazılarına "aaa bak kim geçiyor" der gidersiniz. İşte böyle azıcık 2-3 dakika muhabbet ettiklerinize ise "ben bunu tanıyorum" der gidersiniz. Güzel şehir istanbul.

Hoşça kal.

0 Kuş Sesleri: