21 Şubat 2010 Pazar

Arkana Bakmadan Koşmak: Forrest Gump


Dün gece bilmem kaçıncı kez Forrest Gump'ı izledim. R. Zemeckis'e zaten Geleceğe Dönüş serilerinden dolayı büyük hayranlığım var. Bu filmi her izlediğim de ben de büyük iz bırakıyor. Dün gece kocaman televizyon ekranında etkisiyle olsa gerek daha bir keyif aldım filmden. Son zamanlarda kendimdeki yılgınlığımı da düşünürsem, film kendimi sorgulattı bana. Geçmişini unutmamak fakat arkana bakmadan da koşabilmek.



Koşmak. Umudunu yitirmeden sonuna kadar koşmak. Vazgeçmemek. Aşkından, ailenden, verdiğin sözden, arkadaşlarından, mücadeleden v.s. Bir sürü sayabiliriz değil mi? Evet, kendisi zeki değil ama sevgi doluydu Forrest Gump'ın. O sadece yaptı, bazen şans yanındaydı, bazen sırf yapmış olduğu için de başarılı oldu. Yapmadan bilemezsiniz. Öylece oturursanız şansın sizin yüzünüze güleceğini sanmayın. Boşuna beklersiniz. Kalkıp yapmak istedikleriniz için koşuya başlamalısınız. Umudunuzu kaybetmeden. Ben de öyle yapmalıyım dedim filmden sonra işte. Durmadan, sonuna kadar koşmak. Bazen amaçsızca, canınız istediği için koşmak. Hayatta her yaptığınız şey bir amaç taşımaz ama yapmak şansınızı da yaratmaktır. Hayatta ne zaman nelerle karşılacağınızı bilemezsiniz. Filmde de dedikleri gibi hayat bir kutu çikolata gibi, içinden ne çıkacağını bilemeyiz. Umutlarımı taptaze tutarak, koşuya başlıyorum..

Hoşça kalın.

2 Kuş Sesleri:

Ne güzel bir filmdi değil mi ? Run forrest Run

Teşekkürler yazı için. Büyük bir zevkle okudum.

Okuduğunuz ve yorumunuzu bıraktığınız için ben teşekkür ederim..

Keyifle izlediğim ve izlemekten sıkılmadığım filmlerden :)