19 Nisan 2010 Pazartesi

Emek Bizim İstanbul Bizim

Emek Bizim İstanbul Bizim

Emek Sineması yıkılıyor. Açık ve net olarak söylemem gerekiyor ki Emek sinemasını hiç sevmedim, sevemedim. Toplamda da 2-3 kere gittim oraya. Fakat Emek sinemasının yıkılıp, yerine AVM yapılması fikri bile dehşet verici. Ben Emek Sinemasının yıkılmamasına karşı çıkarken aslında Taksim'in, Beyoğlu'nun, İstiklal Caddesinin dönüşümüne karşı çıkmak için yapıyorum bunu. Emek Sinemasını yıkmak demek, oradaki esnası yok etmek demek, oraları cilalaştırıp zengin bir sınıf oluşturmak demek, halka ait kamusal alanları yok etmek demek v.s. Yeni Rüya sinemasında film izlemeye gittim geçenlerde. Lübnan adlı bir film. Yönetmen Samuel Maoz'da bizimle Emek sineması yıkılmasın diye alkış tuttu. Ve öğrendim ki Yeni Rüya Sineması da yıkılacak. Alkazaar Sineması da kapandı zaten. Geriye ne kaldı. Artık sadece sermaya sınıfının çıkarına olacak bir düzen işliyor. Bastırılıyoruz, eziliyoruz. Zaman karşı çıkma zamanıdır. Bugün Haşmet Babaoğlu tam da benim düşündüğüm gibi bir yazı yazmış. Ben de Alkazaar'dan çıkmazdım. İstiklal de en çok film izlediğim sinemadır heralde. Yazıyı paylaşıyorum.

Haşmet Babaoğlu-Mesele Sadece Emek Sineması Değil



Aşağıda da bir kaç fotoğraf paylaşayım sizinle. 10 Nisan günü Emek Sineması Yıkılmasın eylemindeydik. Özer, Nihan ve Ben. Aslında bir çok tanıdık da görmedik değil. Hoş oldu. Uzun zamandır görmediklerimizle karşılaştık. Sonrada sokağa çarşaf gerip Sultan filmini izledik.



















0 Kuş Sesleri: