4 Temmuz 2010 Pazar

Next (2007)


Geleceğimizi önceden görebiliyor olsaydık, ne yapardık acaba. Her hareketimizin sonuçlarını defalarca denemek nasıl bir şey? İstediğimiz şeye ulaşana kadar o şekilde davranmak. Birazdan olabilecekler hakkında fikrimizin olması. Bir kafede gördüğümüz kadına kur yapma girişimleri. Ne yaparsak onunla tanışabiliriz. Onun adını öğrenebiliriz.


Next, filmini izleyenler bilirler. Adamımız Frank Cadillac (sahne adı) 2 dakikalık geleceğini görebiliyor. Ama sadece söz konusu Liz olduğunda daha ilerisini görebilmekte. Bütün bir şehrin kaderi kahramanımızın elinde. O ise bunlardan uzak durmak istiyor. Nükleer bir bomba saldısırı şehirdeki 8 milyon insanın hayatına mal olacak. Ama Frank buna karışmak istemiyor. Fakat Liz ile beraberken gördüğü uzak geçmişi onu, bunu yapmaya zorluyor. Yoksa Liz ölecek, belki onu sevmeyecek, FBI'ın eline düşecek. Kullanılacak. Bir kobaya dönüşecek. Ve filmin sonunda, olayların başladığı yerde buluyoruz kendimizi. Frank bizim gerçekten oluyor diye izlediğimiz şeyleri, eğer böyle yaparsam hangi sonuç ortaya çıkar düşüncesiyle görüyormuş. Saatler öncesini görüyormuş meğerse.

Sanırım geleceğimi görmek istemem. O zaman yaşamanın ne anlamı kalır ki. Her şeyi bilerek yaşamak, ya da ona göre hareket etmek. Ne yapmamız gerektiğini her zaman bilmemeliyiz bence.

0 Kuş Sesleri: