25 Ekim 2010 Pazartesi

Kendimce

Malesef iki maçın sonucunu da bilemedim. Aslında içimden geçeni yazmıştım buraya ama ne yapalım umduğumuz gibi olmadı. Ve sanırım Fenerbahçeliler o kadar da üzülmedi. Tabi şu da var ki liderin bayağı gerisinde kaldık. arada başka takımlarda girdi. Ben yine de Fenerbahçe'ye güveniyorum. Eskiden büyük takımların hepsini yendiğimiz halde şampiyon olamıyorduk. 3 yıllık bir süreç var önümüzde. Artık tek hedefin şampiyonluk olması gerekiyor ve ne bjk ne de Gs maçlarında ezilmedik. Ki şöyle bir şey de var ezemedik de. İki tarafında kazanabileceği maçlar oynandı. Her ne kadar Fenerbahçe son maça favori çıksa da iyi oynamadı ve ideal bir sonuç ortaya çıktı. Galatasaray'ın da bizi ezdiği falan yok ayrıca. Ezik edebiyatı yapmasın Gslilerde. Maç beraberlik maçıydı. Her ne kadar gollük şutları olsa da Gökhan'ın, Pino'nun şutunu çizgiden çıkardığı top dışında pozisyonu yok diyebiliriz Gs için. ama golü hep kokladılar. Aferim onlara. Haftalardır aldıkları berbat sonucun ve yeni teknik direktörün gelmesi sonucu oluşan gazın bir sonucuydu bu maç. 1-2 hafta içinde Gs tekrar bir mağlubiyet aldığında işler karışacaktır. Bu performans Gs'yi üst sıralara taşıyacak bir tablo sunmuyor. Dün ki maç aslında Fenerbahçe yüzünden böyle bitti ama ne yapalım. Önümüzdeki maçlara bakacağız. Tek maç ile ne şampiyon olunur ne de şampiyonluk gider. Bu bir süreçtir ve sonuna gelindiğinde üzerine konuşulur. İşte böyle faso fiso bir durumdur bu. Aşkın köşe yazarları ve blog yazarları "laneti kırdık" söylemlerinden de vazgeçmeli. Bu "lanet" mayıs ayının sonudna karşınıza çıkacaktır. Hem de bir beraberlik almanız sonucu. Neyse kahinliğe gerek yok. Oturup göreceğiz sonuçta daha yıllarca sürecek bir rekabet bu. Ne sıkıcı değil mi bu yazdıklarım ?

***



Ne yapayım. Bu aralar böyle. Aslına bakarsanız hep böyleydi. Öyle akademik laflar etmek istemiyorum. Belki de edemiyorsun diyeceksiniz ama etmek istemiyorum gerçekten. Mesela Kağan kod adlı arkadaş benim bu yazılarımdan sıkılıyor. Büyük ihtimalle de baş tarafı görünce buraları da okumayacak. Onun gibi yazmak istemiyorum arkadaş suç mu? Evet, benim hayatımı takip etmek zorunda değilsin. Ve hatta eskisi gibi günlük devrinde de yaşamıyoruz. Blog yazıyoruz ne yapalım. Ve düşünüyorum ki bir insan niye yazar. Bana göre en büyük sebebi bir derdi vardır. Ve bende dilim döndüğünce burada bunları anlatıyorum. Ne edem ki. Bok atmak gibi olmasında PuCCa, Samihazinses ve türevleri gibi yazarlardan da değilim. Am, göt, meme muhabbeti yapmayı ne seviyorum, ne de becerebiliyorum zaten. Onlar bu işi hakkıyla yapıyorlar zaten. Tabi çok da iyi bir tabir olmadı yaptığım fakat genel olarak ortalaması budur. Burası 31 çekmek için geleceğiniz bloglardan değil derken bile aslına bakarsanız bunun içine giriyorlar. Neyse yazmak, çizmek onların. Ben de böyle yazıyorum. Kendim için. Kemdimce.

0 Kuş Sesleri: