20 Ağustos 2011 Cumartesi

Galata Kulesi

Kendinizi bok gibi hissettiğiniz zamanlar olmuştur ya! ben bu aralar sıkça hissediyorum işte. Galata Kulesi'ne diye yola çıkıp, orada içip, eğlenip ardından eve dönmek güzel tabi. Az da olsa tanıdığım bir arkadaşın daveti üzerine Galata Kulesinin dibindeydim bu gece. Çok değil iki bira, 17 ml şarapla fena sayılmam. Üstüne polisler oturmamıza izinde vermedi. Olsun bir süre takıldık. Özgüven patlaması yaşamama rağmen son zamanlarda içimde bir hissizlik duygusu kabarmış vaziyette. Kaybetmek bu kadar basit mi? Tamam anladık kazanmak zor bir kalbi, hatta kazanıp elde tutmak daha da zor ama kaybetmek de mi zor be arkadaş? Niye ama? Biraz 'güzelim' bunu yazarken doğrudur. Anca böyle güzelliklerde hissediyorum bunu. Niye berbatsın be dünya? Biraz klasik, hatta demode ve edebiyat parçalayarak; niye beni yoruyorsun be! hayat? ne yaptım sana? mutlu olmak için ne yapmam gerek daha. ah be Galata Kulesi ah!

iki gün sonra gelen not: kaybetmek de mi zor, demişim ya. ne maksatla dedim bilmiyorum cidden. sanırım kaybetmek kolay olmamalıydı, diyecektim. bunun dışında tatlı olmuş. 

0 Kuş Sesleri: