18 Eylül 2011 Pazar

Ben Bir Boğayım!




İtalik yazılmış kısımlar Boğa Burcu'nun özelliklerini anlatan sitelerden alınmıştır. İlk bölümde genel özellikleri var Boğa Burcu'nun, sonra Boğa Burcu erkeğini anlatıyor. Ben alıntıların altına iki kelam edeceğim. Can sıkıntısı işte.  İnanmam ama bazı lafların beni yansıttığını düşünmüyor değilim.

Not: Fazla uzun oldu sanırım. Beklemiyordum. Neyse okuyan okusun işte.


Pozitif özellikleriPratiklik, güvenilirlik, mesleğe uyum göstermek, tahammül gücü, güçlü değer yargıları, sanat ilgileri, kararlılık, kuvvetli arzular, sıcak kalplilik, sadakat. 

 
Negatif özellikleri Tembellik, kendine düşkünlük, sıkıcılık, statik fikirler, esneklik eksikliği, orijinalite eksikliği, oburluk, inatçılık, alınganlık; marazi ve musallat olucu huy ve alışkanlıklar. 



Burada pozitif ve negatif özellikleri vermişler. Bu özelliklere çoğunlukla katılıyorum. Orjinalite eksikliği, demişler mesela bunun benim için pek geçerli olduğunu sanmıyorum. Tabi bunlardan bahsederken sadece kendime ait iyi özellikleri ön plana çıkarma niyetinde değilim fakat katıldığım ve katılmadığım kısımları belirteceğim elimden geldiğince. Alıngan bir yapım mevcutur. Bu konu da bir şey diyemem ama sabırlı olmam bunu bastırabiliyor çoğu zaman. Çünkü insanlara ön-yargılar besleyerek, onları tanımadan yaklaşmak benim huyum değildir. Önce fikir sahibi olmayı isterim onlar hakkında, kararlarımı öyle veririm. Sıkıcı olabiliyorum buna da bir şey demeyeceğim ama eğlenmesini bilen insanların yanında gayette komik biriyimdir.

Boğa'lar hedefleri doğrultusunda ilerlerken, tüm dikkatlerini toplayabilme yeteneklerinin yanında maddecilikleri ile tanınırlar. SAHİP olma onların yaşam gerçekleridir.  Bireysel ilişkiler konusunda son derece güvenilir olan Boğa'lar, insanlara yardım etmekten hoşlanırlar sorun büyük yada küçük umursamadan size ellerinden geldiğince yardım ederler.
Yaşamları boyunca güven ararlar ve bu yüzden kendilerini kolay kolay riske atmazlar. Amaçladıkları işler konusunda gösterdikleri sabır, bazen diğer kişileri çatlatacak boyutlarda olabilir. 

Burada da güzel şeyler var aslında. Kendimden bir şeyler bulduğum bir bölüm burası da. Eğer bir şeyi kafaya koyduysam onun üzerine gitmekten kolay kolay vazgeçmem. Örneğin GSÜ/Sosyoloji'yi kazanamadım fakat bu ondan vazgeçtiğim anlamına gelmiyor. Daha iyi hazırlanıp gitmek aklımın bir köşesinde ve bunu elde edeceğim de. Biliyorum sadece biraz geç olacak. İnsanlara yardım etmek, onların dertlerini dinlemek, benim sıklıkla yaptığım bir şey. Tabi onlardan da bunu beklemiyor değilim. Bazen bunu yapmak istemesem bile söylene söylene de olsa yaparım. Güven benim için gerçekten çok önemli. Birine güvenemiyorsanız, onun dostluğuna ve samimiyetine inanmıyorsanız yanında durmamanızı öneririm. Böylece daha mutlu olacaksınızdır. En azından ben böyle yapıyorum.

Boğa burcu insanı belirli, pratik, somut bir amaca doğru hareket etmek ister. Kararlı, sabırlı, dayanıklıdır. Hedeflerini gerçekleştirmek için uzun ve yorucu çalışmalardan yılmaz. Uzun uzun düşünmeden hiçbir işe kalkışmaz. Bu kadar düşünme sonucu bir şeye kara verdikten sonra, elinde olmayan nedenler dışında, hiçbir nedenle yolundan dönmez. 

Yaşamında sabit, değiştirmek istemediği davranış kalıpları vardır. Bunlara karışılmasından hiç hoşlanmaz. Uğruna yorulmadan çalıştığı hedefleri ve davranış kalıpları ile kendini güvencede hissetmektedir. Değişken koşullar nedeniyle çıkabilecek karmaşadan korkar, çünkü onun için yaşamı yeniden yapılandırmak çok zordur. En büyük eksikliği esnekliktir. 

Değişim ciddi anlamda bana göre değil. Ev taşımak, uzaklara gitmek, arkadaşlardan ayrı kalmak, yeni bir ortama girmek benim için çoğu zaman zor olmuştur. Fakat oraya alıştığımda da ve sevdiğimde de kolay kolay terk etmek istemem orayı. Yukarıda da dediğim gibi bir şeyi kafama koyduysam yoğun bir kararlılıkla onun üzerine giderim. Bunu yaparım. Fotoğraf atölyesinden atıldıktan sonra fotoğrafı daha çok düşünmeye başladım mesela. Bunu yapabileceğime inanıyorum. Ve artık (şu an olmasa bile) peşini bırakacağım bir alan değil.


Sevgisi sahip olmacı ve kıskanç olabilir, ama sıcak ve şefkatlidir. Yaşamda tutuculuktan vazgeçip, risk almayı, esnek olmayı öğrenmesi gerekir. Aksi takdirde kendini mutlu hissetmediği konumlarda yıllarca, doyumsuz bir şekilde yaşayabilir. Esnemediği için bir gün bir fırtınada kuru bir dal gibi kırılabilir.  Boğa erkeği yaşamı boyunca gerçek aşkı arar. Bir kere sevdi mi o kadından vazgeçemez. Ünlü aşk hikayeleri boğa burcu erkeklerinden çıkar. Sevdiği kadını elde edip evlenen boğa erkeği yaşamında çok mutlu olur. 

İşte ben! Ben sevdim mi tam severim diyenlerdenim. Hep böyle oldu. Sevme konusunda da tutucuyum. Sevmek benim yaşam biçimim gibi bir şey aslında. İçinde sevgi olmayan Hiçbir şey sağlam değildir bana göre ve ikiyüzlülüklere gelemiyorum. Aşk adamıyım demek tabi ki kendimi bir yere koymak adına değil ama böyle hissettiğim için söylediğim bir şey. Gerçek aşkı arıyorum. Aramak ile bulmak arasında çok fark var tabi. Bir kere sevdim mi o kadından vazgeçmem. Öyleyim. Lise hayatım böyleydi mesela dört sene neredeyse hiç görmediğim birini sevdim. Düşledim. Ama olmadı. Üniversitede de böyleydi iki sene biri düşledim. Olmadı. Sevgililerim oldu tabi ama ne onlar ne de ben beceremedik. Belki aşık olmadım onlara, aşık olmak istedim, çok sevmeye çalıştım hatta birisini de çok sevdim. Ama yürümedi. Hem de o kadar kısa sürdü ki sorun nerede diye sormama neden oldu bu durum? Sanırım yine o büyülü anı hissedeceğim zamanı bekleyeceğim ve bu uzun sürecek gibi. Bu beni mutsuz edecek olsa da bu şekilde yaşadım, yaşayabilirim.

Erkeği

Aylarca ve yıllarca kusursuz, dengeli ve kontrollü davranışlar içinde, çiçeklerin kokusunu içine çekerek ve çevresindeki tüm o sinirli gürültü patırtılara aldırmadan yaşayıp gider. Derken hiç ummadığınız bir gün, saldırganın biri onun geniş sırtına fazladan bir çöp yüklemeye kalkınca, hızla soluyarak ön ayağıyla toprağı eşelemeye başlar, gözleri kısılır ve saldırır. Olabildiğince çabuk yolundan çekilin ve canınızı kurtarmak için kaçın! 

Boğa’nın öfkesi nadiren kabarır, ama bir de çileden çıkınca yolunun üstüne çıkan her şeyi ezip geçer, Akrepleri bile... Tozun toprağın yatışması ve ortalığın tekrar huzura kavuşması biraz zaman alabilir. Bazı Boğa’lar o kadar kontrollüdür ki, tüm yaşamları boyunca ancak bir ya da iki kez kendilerini kaybedecek kadar öfkelenirler. Yine de bu özelliğini akılda tutmakta fayda var. Boğa genellikle öyle biraz sinirlenip öfkelenmez. 
Doğru olduğunu düşündüğüm bir bölüm daha. Kolay kolay sinirlenmem. Ama sinirlendiğim zaman bambaşka birine dönüşebilirim. Karşımdakinin elinde silah olsa üzerine zıplayacak kadar agresif olabilirim. Hatta bu oldu da! Ama neyse. Ve bu anlar elbette huzura kavuşmak için zaman geçmesi anlamına geliyor. Çünkü aradığım şey bu. Huzur, mutluluk sevdiğimle yan yana olabilmek. Bir parça da olsa karşılık görebilmek. Ve bu olmadığında iyi olmuyor benim için. Mutsuzluk bünyeye sinmesin. Sinince güzel olmuyor. İşler hep ters gitmeye başladığında kendimi kontrol etmek için çok fazla çaba sarf etmem gerekiyor ama yapıyorum. Şanslıyım ki kendimi rahatlatma yöntemlerim var.

Yıldız gibi parlayan bir popülerliğe kavuşmak için gayret sarf etmek Boğa’nın yapısına ters düşer. Eğer onu istiyorsanız siz arayabilirsiniz. Orada olacaktır. Arkadaşlık veya romans tipini ona atın, eğer ilgisini çekiyorsa, o tutar. Onunla ne yapacağını da iyi bilir, ki bu diğer bazı, dışa dönük burçlarda her zaman görülmez. Boğa pek az üzülür, sinirlenir ve tırnaklarını yer. İşler istediği gibi gitmediği zaman somurtup düşüncelere dalabilir, ama sinirli bir tip değildir. Duygularına kapılmamak ve işleri kendi gidişine uydurmak onun doğal özelliğidir ve onun bu esas tutumunu tümüyle değiştiremez. Boğa insanları ev kedileridir. Kendi çatısı altında lüks bir yaşam, rahat, samimi bir yaşam kurmayı istemeyen bir Boğa hemen hemen yok gibidir. Değişiklik onu tedirgin eder (Şayet Ay, İkizler, Yay veya Kova’da değilse). Eğer tanıdığınız bir Boğa’nın kendi evi yoksa, mutlaka onun hayali içinde yaşıyordur ve bir gün sahip olacaktır. O toprağa yakındır ve eninde sonunda bir gün şu ya da bu şekilde toprak tutkusuna yakalanacaktır.

Yüksekler bana göre değil sanırım. Hiçbir zaman bir numara olmayı istemedim sadece iyi olmayı, yapabilmeyi istedim. Tabi bu benim yaptığım işte iyi olmamam gerek değil ama görünüşe değil işe önem veren biriyim. Somut şeyler denildiği gibi önemlidir. Elle tutulur bir şeye sahip olmak yaptığım işin sonunda beni mutlu eder. Sevdiğim kadının yüzünde bir parça gülümseme sağlayabildiysem bu bana yeter. Kendi evi meselesi de öyle. Hep kendime ait bir alanın hayalini kurdum. Hala da tam olarak kurmuş sayılmam. Düzen meraklısıyım bu anlamda. Kendime ait, başkalarının karışmadığı bir düzen. Dağınıklık da bir düzendir bu anlamda. Benimdir. Bilgisayarım benimdir, odam benimdir. Bunu elde edene kadar da vazgeçmek yok.

Sanırım bu kadar. Çok uzun oldu tabi okuduysanız “merhaba”