2 Ekim 2011 Pazar

-2-

Gözlerimde çapak olmadan uyandığım bir gün olacak mı acaba? Uyanmayı ağırlaştıran en önemli etken bu kir topakları. Kalktım. Etrafa bakındım. Pencereden odaya cılız güneş ışıkları sızıyordu. Yine de göz kapaklarımı kaldırmak zulüm gibiydi. Kapıyı açıp salona girdiğimde Sezgin ve Özer oturmuş, karşımdaydılar. Yüzümü yıkamadan ve hatta gözlüğümü takmadan bilgisayarın başına geçtim. Özer çoktan anlamıştı. Gelmesini beklediğim mesaja bakacaktım. Çünkü saat 12.00'yi çoktan geçmişti. Ama mesaj yoktu. Anlaşılan bir şeyi daha becerememiştim. Artık bünye alışmış, kaybetme hissini yoğun bir şekilde tatmıştı son günlerde. İş görüşmesine gitmek için saatlerin geçmesini bekliyordum. Öylesine posta kutuma baktım. Geç de olsa gelmişti mesaj. Kazanmıştım. 

2 Kuş Sesleri:

neymiş ümitsiz olmıcaz :)

kapılar kapansa da başka bir kapı vardır mutlaka açılacak :)