24 Ocak 2012 Salı

Cengiz Bozkurt, Nam-ı Diğer Erdal Bakkal



Cengiz Bozkurt, Leyla ile Mecnun'da son dönemde şahane performanslar çıkarıyor. Aslına bakarsanız, dizi neredeyse onun üzerinde başka kurgular yapıp izleniyor bile olabilir. Benim kişisel fikrim bu yönde. Zira yeni karakterlerin girmesi ile hızını biraz kaybetti. Mecnun'un aşk adamı hali kaybolmaya başladı. Nadiren onun mimiklerine gülüyoruz, bu da ne kadar sürer bilinmez. Fakat 42. bölüm bir Erdal Bakkal gösterisini daha bize izletti. Sanki onun hikayesini izlerken, bir yandan Mecnun ortalarda dolaşıyor, kalp kırıyor gibi oldu. Şirin dizi boyunca bir kere göründü. Dede eskisi gibi ortalarda yok. Ve hatta "yer yarılsaydı da, yerin dibine gireydim" lafının ardından Mecnun'un yerin altına girmesi ve Dostoyevski ile karşılaşması dışında - Erdal Bakkal ve Nurten'in ailesini dışarıda tutuyorum- o fantastik yanı da pek görünmemekte dizinin. Zaten çoğu zaman hikaye sonuca bağlanamıyor bile ya da yarım yamalak. Eskisi gibi Dede'nin asasına da pek iş düşmüyor. Sanırım oralara dönmek gerek. En azından Leyla dizi de kalabilseydi bunlar olmayacaktı diye düşünüyorum. Ve bir dizinin olmazsa olması 'kötü adam' yoksa o dizi yürümüyor arkadaş. Olmuyor. Yakın zaman da o kötü adamı bulmaları dileğiyle. 

Seviyoruz.