22 Mayıs 2012 Salı

Cev Mev Hikaye!



Dellendim. Konu ilginizi çekmeyecektir ama insanı çileden çıkarıyorlar. Dünya boktan bi yer. Çılgın, holiganlaşmış bir taraftar değilim fakat Fenerbahçe canımdır, ciğerimdir. Ulan! Sen nasıl son avrupa şampiyonu takımı CEV (yani voleybolun şampiyonlar ligi)'e almazsın. Mal mısın acaba? Neyse.

CEV yetkili hazretleri, Fenerbahçe'nin Bakü'deki 4'lü finallerdeki tavrına alınmış. Küsmüş de, kızmışta. Kafasızlık böyle bir şey herhalde. Fenerbahçe'nin Wild Card başvurusunu kabul etmemişlerde, Galatasaray'ı kabul etmişler. Galatasaray'ı kabul etmeleri umurumda bile değil ama Fenerbahçe'yi böylesine salakça bir nedenle kabul etmemeleri. Son üç yılda CEV'de aldığı dereceler sırasıyla 2., 3. ve son olarak Şampiyon bir takım bu! Bir takımı hele de şampiyon bir takımı ünvanını korumasını nasıl engellersin anlamış değilim. Kuraldı, zarttı, zurttu bunlar palavra. Etik diye bir şey olmalı. Spor yapıyor bu insanlar, içine ettiler iyice.

Sevgili, Voleybol Federasyonu Başkanı Karabıyık'da bunu normal karşılamış. Paşam ya! Bu takım geçen senede Dünya Şampiyonu oldu be! Of çıldırmamak elde değil. Gerzeklik. Çok kızdım.  "Fenerbahçe'nin katılmaya hak ettiği kupa zaten CEV Kupası. Bu kupaya katılmasına engel bir durum da yok." diyor sevgili Karabıyık. Umurunda bile değil. Sanıyor ki, onun sayesinde Türk voleybolu ilerledi, hele de kadın voleybolu. Yok ya! Ula Fenerbahçe gelene kadar Eczacıbaşı ile Vakıfbank kendi aralarında takılıyorlardı. Geldik, CEV Cup'ta gösterdik gücümüzü, Sonra ŞL'nde. Dünya Şampiyonu olduk. Dünyanın en iyi voleybolcuları geldi. Gamova'yı bilir misiniz? Diğer takımlar yatırımlarını arttırdı. Vakıfbank Şampiyonlar Ligi'ni aldı. Normal sezonu namağlup bir şekilde 1. bitiren sonra kıçlarından attıkları uydurmaca bir play-off ile Fenerbahçe'yi saf dışı bıraktılar. Hadi o Fenerbahçe'nin beceriksizliği diyelim. Yazık la! Harbiden yazık. 

Çok kızdım çok!