28 Temmuz 2008 Pazartesi

İlklerin Gecesi

27 Temmuz 2008, hayatım da ki farklı günlerden biri... Güne Bodrum'dan İstanbul'a gelerek başladım... Sabaha karşı saat 02:30 da Kadıköy'deydim. 03:30 da Kaynarca'da yatağım da.. Sabah saat 10:00 da kalktım ve bahçe de babanem, halam ve dedem kahvaltı ettik.. Sonra saat 13:00 gibi evden çıktım ve Sirkeci'ye bozulan fotoğraf makinamın lensini yaptırmaya gittim fakat günlerden pazardı ve kapalıydı ehh öylece kaldık tabii bunun akabinde ordan Karaköy'e elimde balık ekmeğim ile yürüdüm, tramvaya bindim ve Kabataş'a gittim. Ordan da Gültepe'ye doğru yola çıktım eve vardım ve 1 saat kadar dinlendim.. Tabi ordan da çıktım ve metro aracılığı ile Mecidiyeköy'e yolladım... Saat 19:00 gibi stada ayak basmış ve Pentegram'ı ön grup olarak dinlemeye başlamıştım... Ardından Doum diye bana göre saçma bi grup çıktı ve tabiki ardından 21:30 suların da Metallica... Vay bee "natink els madırs" ı canlı dinlemekte varmış bu hayatta... ehh bitti konser... İlk defa Metallica, ilk defa Ali Sami Yen, İlk defa paralı bi konser ve stadyum konseri... Bunca kalabalık v.s.

Hoşçakal...

26 Temmuz 2008 Cumartesi

Bodrum Günlükleri- 3

Bodrum Günlükleri- 3

26 Temmuz 2008 saat: 10:34,

Birazdan Bodrum-Bitez den ayrılacağım... Son kez dün akşam denize girdim biraz önce de ayaklarımı denize soktum, sahile baktım, belleğime kaydettim son kez orayı... Güzel bir yedi gündü ilk defa böyle bir tatil yaptım; her ne kadar otelleri sevmesem de çünkü onlara ayak uydurmak zor geliyor bana neyse... İşte böylece bitirdik günleri, bakalım bir daha buralara gelme şansımız olacak mı? Umarım dostlarımla bu keyfi yaşama fırsatım olur... Şuan odam da yalnızım birazdan halam ve babanem denizden gelecekler, duşlarını alacaklar ve hazırlanıp çıkacağız.. Saat: 14:20 gibi otobüsümüz gelecekmiş, ehh sabaha karşı İstanbul'dayım..

Hoşçakal Bitez....

22 Temmuz 2008 Salı

Bodrum Günlükleri-2

Bodrum Günlükleri-2



Bodrum-Bitez den yazmaya devam; sıradan bir gündü.. Bugün 3. gündü yanii farklı bir şey yaptığımı söyleyemem.. Halamı tavla da yendim, üstsüz güneşlenen memesi sarkmış kadınlar gördüm falan ama önemsiz... Yarın Bodrum merkezine inme planlarım var.. Bu arada fotoğraf makinama bişiler oldu ama ne oldu bilmiorum otomatik çekemiyorum, umarım lensi atmak zorunda kalmam, Osman öyle dedi de... Neyse yazacak bişi yok...





İyi geceler

20 Temmuz 2008 Pazar

Bodrum Günlükleri-1


Bodrum Günlükleri-1


Cuma saat 00:00 da başlayan yolculuğum arada verilen molalar ile birlikte yaklaşık 12 saat 20 dakika sürdü. Yani 19.07.2008 cumartesi günü Bodrum Bitez e ulaşabilmiştik. O güne ilk demek mümkün tabi, neyse işte bir öğlen yemeği yedik uzandık sinek saati diye bi yemek saatinde krep yedik 19.30 dan sonra da akşam yemeği falan işte... İlk gün öyle boştu zaten planlarım doğrultusunda ilerlediğimi söylemem gerekiyor..

2. gün ise; kahvaltımızı ettik, yine geldik uzandık odamız da ama odayı temizlemek için gelindiğin de oda dan çıkmam gerekti ve sahile yürüdüm, bel,me kadar daha öğlen olmadan girdim denize ve hava gerçekten çok sıcak... Bu arada şunu belirtmeyi unuttum dün akşam üzeri beni Samsun daki atölye çalışması için aradılar.. :) Devam edelim tekrar, sonra tekrar odama geldim uzandım biraz, kalktıktan sonra öğle yemeğine indim yemeğimi yiyerek odama tekrar uzanmaya çıktım.. Saat 16:00 ya kadar uzandım, gittim plaja bu sefer adam gibi girdim yüzdüm, çıktım denizden uzandım şezlonguma okudum günlerdir bitiremediğim Çanlar Kimin İçin Çalıyor u vallahi rezillik neyse efendim, sonra yine girdim denize ve odama yolladım güneş beynimi eritti desem yeridir... İşte böylece akşamı ettik. Yemeğimi yedim açtım müziğimi tekrar daldım uyku alemine bir ara uyandım birde baktım ne göreyim net gelmiş... Hehe bende gireyim bu fırsatı değerlendireyim dedim, işte uzun lafın kısası budur...

Hoşçakalın...

5 Temmuz 2008 Cumartesi

Bulursanız bana da haber verin

Bulursanız Bana Da Haber Verin



Elimizdekinin kıymetini bilmek ya da bilememek, hiç başınıza geldimi veya şuan bunu size hissettiren bir şey var mı? Bence mutlaka vardır. Geçmiş zamana üzülecek kadar romantik, geleceğe bakacak kadar gerçekçi misiniz? Karar verin bakalım, hayatınıza ne, nasıl girmiş bir kontrol edin ve bunlar geldiklerin de bir yandan da sizden neleri götürmüş... Son aşkınız eski aşklarınızı mı silmiş mesela... Son model arkadaşlarınız, eski modellere fark mı atmaya başlamıştır. Eskileri hurdaya mı yoksa müzeye mi koydunuz... Belki evin bodrumun da tozlanıp küflenmeye terk edilmişlerdir. Peki neden? Kullanma tarihi mi geçmiştir? Daha fazla egsantirik mi gelmemeye başlamıştır? Yoksa siz de onlar tarafından kullanım dışı olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? V.s. Liste uzar tabi böyle ama sanırım ilk defa sevmeye başladığımdan beri aklımdan geçen şu şeyleri söylemem gerekiyor... Yani gerekiyor demekten öte öylesine paylaşmak zaten paylaştığım insan sayısı çoktur... Niye eski aşktan dost olmaz, eski sevgiliden arkadaş olmaz bunu düşünüp duruyorum... O değil midir ki bir zamanlar en iyi vakit geçirdiğin, bir zamanlar herşeyini paylaştığın. Peki neden şimdi bu yoksunluk... Neden belki de en fazla ihtiyaç duyacağımız zamanlar da o yanımız da olmasın ya da değil... Çünkü eski çöpe... Ahh ben çiviyi sök istediğin kadar çaktığın yerden ama onu çıkarmak işe yaramaz kalır izi bir yerler de ve büyük acıyla.. Sanırız ki her seferin de daha iyi olacak ama her seferin de sahte olana daha da yakınlaşırız, sahte olanla daha da iç içe oluruz. Hey siz insanlar, arkadaş çöplüğünün efendileri, dostluk katilleri... Hey siz kalp hırsızları, sevgi yok edicileri... İyi bakın yenilerinize, kirletip attıklarınızdan nesi var fazla fazla, bakında görün neleri çöpe attığınızı.... Ehhh! Bulursanız paradan, b.ktan, püsürükten, boş yaşamdan daha fazlasını lütfen bana da haber verin...


Haydi Hoşçakalın


-Doruk-