16 Ocak 2011 Pazar


Ne güzel şeymiş. Aşık olunan kadını öpebilmek.

13 Ocak 2011 Perşembe

Aşk Nereye Kadar?





Bilmem verdim mi daha önce. Buyurun buradan yakın işte. Aşk neler yapar? Bence hepsi doğru. Aşk, aşk, aşk. Liseli bir hal aldı durumum farkındayım. Ama ne edeyim. En azından buralara yazınca iyi hissediyorum kendimi. Haydi sıkılmayın. Şarkının ritmine bırakın kendinizi..

10 Ocak 2011 Pazartesi

...

sana aşık oldum. keşke okusan ve üstüne alınsan bunu.

8 Ocak 2011 Cumartesi

tıpkı ben



Çok sevdiniz değil mi bu fotoğrafı? Evet!! ben çektim Beşiktaş sahilinde bunu. O zaman size emrediyorum. Bütün geçmiş hayatınızı unutunuz ve yeniden, şu andan itibaren yep yeni birine aşık olun. Tıpkı benim gibi. Hayal kurmak güzel

4 Ocak 2011 Salı

Radyo Zımbırtı - Toplantı Duyurusu


Zımbırtılar,

Geçtiğimiz yıl nisan ayında hevesle başladığımız ancak neyi nasıl ve niye yapacağımız konusunda bir fikrimizin olmayışı nedeniyle takriben iki ay sonra sonlandırmak mecburiyetinde kaldığımız yayınlarımıza kaldığımız yerden devam etmeyi düşünüyoruz. Bu sürece öncelikle Radyo Zımbırtı’nın ne olduğu üzerine tartışarak başlamak uygun olacak. Geçen yılki deneyimimizin gelişigüzel ve anlık eğlenceden öteye geçemeyen yapısı hem yayın yapan hem de yayınları takip eden arkadaşların radyoya olan ilgilerinin zamanla yok olmasına sebep oldu. İşte bu yüzden kimlik(!), yeni bir başlangıç ve süreğenliği tartışacağımız bu toplantıda bize katılmanızı diliyoruz…

Daha çok katılım için toplantı tarihini kesinleştirmedik. Önümüzdeki cuma ve pazar günleri (7-9 Ocak) arasında olmasını planlıyoruz. Sınav haftalarının yaklaştığının farkındayız ama bir an önce bu toplantıyı yapmayı arzuluyoruz. Şimdilik, kesin bir tarih vermek adına 8 Ocak uygundur. Toplantı yeri ve saatini de en kısa zamanda duyuracağız. Doğrusu, gün ve saat gelen isteklere göre belirlenecek.

Son olarak, her ne kadar toplantıda temel olarak bunu tartışacak olsak da, Zımbırtı’nın ne olduğuna, daha doğrusu bizim bu yöndeki arzuladığımız şeye dair birkaç söz:

Radyo Zımbırtı bir kurumdan ziyade çirkin, kulak tırmalayan sözlerin özgürce ifade edilebildiği, orada olanın herhangi bir sansüre maruz kalmadan konuşabildiği, herkesin her an kah yayın yaparak kah başka biçemlerde dahil olabildiği ve en nihayetinde diyalogu ve üretmeyi arzulayan bir iletişim alanıdır.

Zımbırtı


Not: Zımbırtının anlamı için bkz. http://tdkterim.gov.tr/bts/

his yitimi

salvador dali




his yitimi


"hiçbir şey hissetmiyorum son günlerde. içimde hiçbir duygu kırıntısı kalmadı sanırım. insanlara karşı sevgi hissetmekte zorlanıyorum, geçen gün arabayla giderken kadının birini ezdiğimi geçirdim aklımdan, eskiden olsa içim cız ederdi. hiçbir şey hissetmedim. o kadın ölse en az onun kadar soğuk olurdu vücudum. kimseyi özlemiyorum. kimseyle konuşmak istemiyorum, bazen insanlara karşı ayıp ettiğimi fark ediyorum; içimden özür dilemek gelmiyor, beceremiyorum. içim çekiliyor, bir yapaylığa doğru savruluyorum. kimseden yardım beklemiyorum, kimseye de yardım etmek istemiyorum. önceden aşık olduğum bir kız vardı, şimdi onu düşününce hiçbir şey hissetmiyorum. kalbim çarpmıyor, mutluluk hayallerim yok. yalnızlıktan deliliğe doğru gidiyorum. sanırım intihar edeceğim..." --edipcan sever, antigone otel, kirli eylül 2010


aynen böyleyim bende. eskiden bir kız vardı benim için de yıllarca düşündüğüm, gözümü kör eden. yastığa başımı koyarken gözlerimi dolduran. nerede o hissiyat. ve bilmediğim bir şey de şu ki; eskisi gibi olsun istiyor muyum bilmiyorum durumum. memnunum sanırım. var olan ile idare etmek, olmayanı düşünmemek. böyleyim bende işte. özür dilemek bile gelmiyor cidden yaptıklarımdan. her şeyin üstüme gelmesinden kaçma halindeyim. gelmeyin lan!! haha gelemezsiniz zaten. zaten bir bar filozofunun da dediği gibi; 'çok kadın hiç kadındır oğlum, yalnızlıktır sonu'


2 Ocak 2011 Pazar

Josef Koudelka


FRANCE. Bouches-du-Rhône. Saintes-Maries-de-la-Mer. 1979. Gypsies.


JOSEF KOUDELKA (1938-...)

Her şey sallanıyor. “Hey! Şipşak1, güzel çek beni” diyor başında fötr şapkalı orta yaşlı bir kadın. O sallanıyor, deniz dalgalanıyor. Tam önüme geldiğinde basıyorum deklanşöre. Bu eski kıyafetleri sırılsıklam olan kadın tam da düşmek üzere sağ tarafına doğru. Dört-beş metre gerisinde sağ tarafında göbekli bir adam var. Altında bir pantolon, üzeri çıplak. İnsan derisini giymiş denize girerken. O da her an yıkılacak gibi serin sulara. Ufuk çizgisi biraz sola yatmış. Güzel de olmuş. Her şey kayıyor hissi veriyor bu yüzden. İki ufak tekne var uzaklarda, sanki birazdan kayacaklarmış gibi aşağıya her ikisi de. Sallanıyor dedik ya her şey, bu hafif kilolu kadının düşmesi an meselesi. Akşamdan kalma bir halleri var. Ama düşmeyecek aslında. Sadece öyle görünüyor. O, dans ediyor bizim hiç görmediğimiz ve duymadığımız bir keman sesinin eşliğinde. Bu fotoğrafı çekerken tam arkamda ki bir Çingene'2nin kemanına eşlik ediyor. Sabaha kadar içmişiz, dans ederek, müzik dinleyerek, yıldızları söndürmüşüz. Dünya uçsuz bucaksız görünüyor şu an. Sonsuzluğu görüyorum bu karede, yaşama sevincini, ayakta kalma çabasını. Ne olursa olsun yine de mutlu olunabilir diyor bu an bana. Hareket, canlılık katıyor, hissedebiliyorum nefes aldıklarını.
İşte böylesine bir nedenden beğendim bu fotoğrafı. Sanki o anı yaşıyormuşcasına keyif alarak baktım. Bir de aklıma Orhan Veli'den bir şiir getirdi;
ESKİLER ALIYORUM

Eskiler alıyorum
Alıp yıldız yapıyorum
Musiki ruhun gıdasıdır
Musikiye bayılıyorum

Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip musikiler alıyorum

Bir de rakı şişesinde balık olsam..
1Josef Koudelka, 1938, Moravia, Çekeslovakya'da dünyaya geldi.
21967 ilk defa Çingeneler dizisini sergiledi.
1969 –Rusyanın işgali ile Prag taki olaylarda yakaladığı kareler ile Amerika ya kaçtı . O tarihte Magnumun başında Elliott Erwitt görevde idi. CBS için montaj bir film yapmaya karar verdi. Koudelka ismini belirtmeden Prag fotograflarını dünyadaki en ünlü ajanslara dağıttı.
1970 – Bu tarihte ülkesini terk etti ve ülkesiz biri olarak tüm Avrupayı dolaşmaya başladı.
1971 – Erwitt kendisine Magnum Foto ya davet etti ve üye olarak kabul edildi. Orada Henri Cartier-Bresson ve Robert Delpire ile tanışarak dost oldu.
1986 – 1968 prag olaylarındaki kareleri kendi adıyla yayınlandı
1991 – Fransadan Büyük fotograf Ödülü ne layık görüldü
1994 – Bir çok fotograf projesinde yer alıp çalışmalar yaptı.
1997-98 –Panoramic çalışmalarından dolayı bir çok ülkede panaromik doğa çalışmalrına katıldı.
1998 – Çalışmalarından dolayı "the Royal Photographic Society of Bath in England" tarafından büyük ödüle layık görüldü.
Josef Koudelka Magnum Photos üyesidir.

Hayde- Kazım Koyuncu






Yeni yıla bu türkü ile girelim blogda.