29 Kasım 2010 Pazartesi

İstanbul Hatırası


İstanbul Hatırası Fotoğraf Merkezi nin vermiş olduğu Fotoğraf Eğitim Bursunu 10 puanla 10. sırada kazandınız.

işte özetle benim için önemli olan cümle. kazanmak güzel şey vesselam. Bunu hissederek başlamak. Sonuncu olarak girsem de, önemli olan kısmı aşmayı başardım. Bundan sonra gerisi kolay.

bak ne yazmışım yaklaşık bir sene önce. Tıkla

R. Federer-R.Nadal


Güzel maçtı. Benim favorim daima Federerdir. Kazandığı için sevindim. Nadal'ın Murry karşısında ki oyunundan sonra burada fazla varlık gösterebileceğini sanmıyordum. Federer karşısında hareket bile edemedi. Yine de keyifli maç oldu.

28 Kasım 2010 Pazar

Basketbol Kadınlar Ligi: Fenerbahçe-74-68-Galatasaray












Diana Taurasi ve Penny Taylor çok iyiler yahu. Galatasaray'a kök söktürdük resmen. Bir de Birsel var. Bu takımı tutamaz kimse. 3 periyot 10 sayı gerilerde gittiğimiz maçı son periyodun 4. dakikasında yakaladık. Ve doğru düzgün sayı atmalarına izin vermedik. Şahanesiniz..

Haydarpaşa Yanıyor



Resmen yanıyor güzelim Haydarpaşa Garı. İnsanın morali bozuluyor. Yıkamadılar, yakıyorlar. Bina an itibariyle tamamen risk altında. İlla oraya plazalarınızı dikeceksiniz değil mi? Adiler. Şerefsizler. Haydarpaşa yanıyor, ciğerim yanıyor. Orası tarih, miras, nostalji... Orası yaşanmışlıklaırn yeri. Bir çok filme mekan olmuş bir yer. Öldürüyorsunuz bizi. İstanbul'un bir simgesini yok etmeye içiniz acımıyor mu? O yangının çıkmasına nasıl izin verdiniz? Offffffff!!! Çok sinirlendim.

88'liler


Atiye Deniz




Nuri Şahin

Neriman Özsoy

27 Kasım 2010 Cumartesi

Fenerbahçe Geliyor...



Sonunda şu İBB takımını yenmeyi başardık. Şimdiden tahminimi söyleyeyim. Fenerbahçe ilk yarıyı 2. bitirecektir. Trabzonspor'a şu durumda yetişmek kolay gibi durmuyor. 4 puan gerisinde bitirirsek iyi bir iş çıkarmış oluruz diye düşünüyorum. Bursaspor ve Kayserispor (özellikle bursa) kalan 4 maçlarında - ki biri aralarında- puanlar kaybedeceklerdir bol bol..


***


Bir başka konuya da değinmek istiyorum. Bu hafta ki bütün takım oyunlarında Galibiyetlerle sahadan ayrılmak keyifli oldu. Hafta içinde Burhan Felek'te Kadın Voleybol takımının Bergamo ile maçına gittim. İyi oynadık ve maçı 3-0 kazandık. Her ne kadar rakip takım bir çok oyuncusundan eksik olarak çıkmış olsa da sahaya bunun önemi yok. Yine yenerdik. Basketbolda erkekler hem avrupa hem de ligte galibiyete ulaştı. Kadınlarda avrupanın en güçlü takımını yenmeyi başardık. Ligde Gs ile maçımız var yarın onu da kazanacağımızı düşünüyorum. Erkek voleybolda da kazandık. Ehh!! Daha ne yapalım..

Casillas Adamımsın



Her ne kadar yazdan kalma bir görüntü olsa da koymak istedim. Kıskandım adamı.

25 Kasım 2010 Perşembe

Bursa Bir Devrim Takımı: 0


Yazmayacaktım ama dayanamadım. Spor üzerine yazmamdan sıkılanlar vardır elbette. Okumayın o zaman. Asıl konumuz şu. Bursaspor Şampiyonlar Ligi'nde neden sıfır çekti? Her ne kadar bir maç var ise bile 5 maç sonunda atılan bir gole sevinir hale geldik. Herkes vakti zamanında Fenerbahçe'nin "0" çekmesini konuşuyor, o zaman ki koşullarla bugün ki koşullar asla bir değil. Fenerbahçe yarım stadla iç saha maçlarını oynuyordu. İç saha maçları avantajdan çok dezavantajdı. Bir de Cidden Barcelona ve Lyon gibi iyi takımlar vardı. Hatta Leverkusen'in de formda olduğu dönemlerdi. Ve Bursaspor gibi rezil bir futbol mantığı ile oynamamıştı Fenerbahçe. Bursaspor'un sıfır çekmesinin tek büyük sebebi gerçekten orada olmayı hak etmemesinden kaynaklanıyor. Süper Lig'de Şampiyon olarak oraya gitmiş ve ligin en kötü takımı olmayı başardı. Normal şartlarda Bursaspor 100 yıl daha şampiyon olamazdı fakat birileri itekledi ve Fenerbahçe düşmanlığı onları şampiyon yaptı. Süper Lig'de belki tekme atarak, hakemle oynayarak ve üstüne fakir edebiyatı yaparak şampiyon olmak kolay fakat görünen bir gerçek var Avrupalı acımaz. Böyle geçirirler adama. Bu sonucu Galatasaray veya Beşiktaş almış olsaydı o zaman şöyle diyebilirdim, Türk futbolu gerçekten kötü durumda. Ama Bursaspor'un bu sonuçları alması gayet doğal. Her ne kadar Fenerbahçe ve Galatasaray buralarda mücadele edemiyor dahi olsalar da işte gruplara kalsalardı neler yapabileceklerini görürdük. Fenerbahçe'nin geçen sene gruplarda 6da5 yapması tesadüfi bir şey değildi. Her ne kadar işe yaramaz bir Avrupa Ligi'nden bahsediyor olsak da yıllarca Gs'nin Uefa kupası ile övünüp durduk milletçe. Demek ki o kadar da kötü sayılmaz. Şimdi bir Beşiktaş kaldı. Bir şey yapabilirler. En fazla bir tur. Sonra onlarda süt ligine dönecekler.. Ha yine söylüyorum Bursaspor ilk 5 e zorla girer bu sene. Bir yerde kesilecek balları.

...

Hiç bir şey yazasım yok. Ama bunları yazmak hariç..

23 Kasım 2010 Salı

...

Sevdiğim bir kadın vardı,
O beni çok arardı.
Eski bir zamandı,
Şimdi çok uzaklarda kaldı....

23.11.10

20 Kasım 2010 Cumartesi

Katarzyna Ewa Skowronsk




Accayip sevdim bu kadını. Daha önce gördüğümü hatırlamıyorum. Ama şöyle bir şey var ki. Bir dünya yıldızı. Gamova gitti ama onun boşluğunu fazlasıyla dolduracak oyuncular alındı. Zaten Türk oyuncularımızda yerli yerinde. Benim anlamadığım alınan oyuncularla 1 yıllık anlaşmalar yapılmış olması. Avrupa Şampiyonu olup kapatacak mıyız şubeyi? Neyse efendim. Sokolova, Fürst, Kasia, Eda, Naz, Ergül Seda, Osmokroviç ve daha fazlası şahane bir kadromuz var. Yine bir F4 görecektir bu kadro. Hedef Şampiyonluk olsa da yine de olmaması dünyanın sonu değildir. Ben onu da yapabileceğimize inanıyorum. Zaten Dünyanın en iyi antrenörlerinden biri de başımızda. Ze Roberto'yu Dünya Şampiyonasında Brezilya'nın başında gördük. Hele o Japonya maçında 2-0 dan gelipte aldığı maç şahaneydi. Belki yorgun olmasalar Rusya'yı dahi yeneceklerdi. Kadro iyi haydi şampiyonluğa.

12 Kasım 2010 Cuma

bi baksana

Ya aklıma takıldı demeden edemeyeceğim. Bir deneme yapak be.. Yardım edin bana. Zaten kim olduğunuzda belli olmayacak. şu yazının altında sıkıcı, eh bıdı bıdı falan yazan yer var ya. oraya tıklasanıza hadi be hacı merak ettim. ne olacak. :)

not: yazıyı yazdıktan sonra gelen ilk tepki oranı 3. büyük başarı gurur duydum :) haydi devam =) herkes de bıdı bıdı demiş yıh yıh!!

not2: oho saat 12.02 ve 19 olmuş. süper :)

11 Kasım 2010 Perşembe

unutmuşum yahu :)

Bak unuttum.. Kavak Yelleri falan derken bir şey diyecektim ben bu yazının sonunda. Yarın büyük ihtimalle izleyemeyeceğim. Ve sanırım en merak ettiğim bölüm de olsa son zamanlarda ki. Ve Güvensiz. Bunun bir öenmi yok. Önemli olan niye izleyemeyecek olmam. Bir amacım veya bir beklentim yok ama yeni bir arkadaş edinmek güzel. Her ne kadar başlangıcı biraz olumsuz da atmış olsam, yarın ki buluşmanın bunu telafi etmem de bana fayda sağlayacağını düşünmekteyim.. Öyle işte be hayat güzel.. Teoman'dan Sürpriz şarkısını dinleyin. hatta link vereyim. tıkla

Kavak Yelleri: Karman-Çorman Bir Dizi


Kavak Yelleri'nin 137. bölüm fragmanını paylamşmıştım. İkinci bölüm fragmanı da çıkmış. http://www.kavakyelleri.tv buradan bakabilirsiniz. Anlaşılan bölüm boyunca Güven görünmeyecek. Aslında bilinen gerçekleşti. Sarp Apak diziden ayrıldı. Fazla dramatik bir şekilde "hoşçakal" dedi. Bu kadar erken gitmesini doğru bulmuyorum. Dizi iyice travmatik bir hal almaya başladı aslına bakarsanız. Olayların hızına yetişmek mümkün değil. Çabuk oluyorlar ve gelecek bölümlerla aralarında bağ olmuyor. En fazla 3-4 bölümlük bir bağdan söz edebiliyoruz. Her şey çabuk unutuluyor. Sanırım geçen seneden itibaren dizi de unutulmayan tek şey Efe idi. Her an o ortaya çıkacakmış gibi işlenen bölümler. o vakitler canımızı çok sıkmıştı. Sanırım dizinin hızında biraz ayar çekmesi gerekiyor senaristlerin. Türkiye'de bu kadar çabuk değişkenlik gösteren başka dizi yoktur. Kurtlar Vadisi denebilir belki ama o yapısı gereği buna müsait. Kavak Yelleri'nde diziye giren ve çıkanın haddi hesabı olmadığı gibi bu cılkı cıkmış bir durumda yaratıyor. Bana göre seyirciyide yoran bir hale bürünüyor. Örneğin seyirci diziyi 1-2 bölüm izleyemediğinde diziden kopabiliyor. Çünkü en son bıraktığı yerden çok uzakalrda olduğunu düşünmeye başlıyor. Yani ben 1-2 bölüm izlemesem de diziden kopmamalıyım. Fakat Kavak Yelleri böyle değil. Belli bir olay örgüsü yok. Bu en fazla diziyi daha 10 yıl boyunca çekebileceklerinden başka bir anlam ifade etmiyor. Ama karman-çorman olmuş bir dizi görünümünde şu anda ve hiç hoş değil. Haydi erkekler savaşa..

10 Kasım 2010 Çarşamba

Kavak Yelleri 137. bölüm


Kavak Yelleri 137. Bölüm Fragmanı


Ohh be.. Rahatladım sonunda. Şimdi sorunlarla boğuşma vakti.. Efe'ye her şey yabancı geliyor. Ne kötü şey. Büyük ihtimal bir süre de hatırlamak ile geçecek. Efe kaçacak, onlar kovalayacak. Herkes şokta. Metin'in durumu çok fena. O sahneyi merak ediyorum. Tabi sonuç belli Aslı Efeyi öpüyor ve orada bitecek. Herhalde bir şok olmasını bekliyorlar. O da bir daha ki haftaya ya da bölüme kalacak demektir. Haa!! bu arada Bayramda Kavak Yelleri olmayacaktır..

Eda&Bahar

Bahar Toksoy

Eda Erdem


Benim için takımın iki kilit oyuncusu. Her ne kadar yıllardır Neslihan'ı övüp dursak da Neslihan bir maçta 30 sayı alıyorsa 20 sayıyıda rakip takımlara hediye ediyor. Zaten yenilgilerimizin en büyük sebebide bu. Bir de Naz faktörü var tabi ki. Yıllardır beraber oynadığı oyunculara pas dağıtımını en iyi şekilde yapıyor.. Eda büyüksün..

8 Kasım 2010 Pazartesi

Ne yapsam ?


Ne yapsam bilmiyorum. Seni seviyorum demek işe yaramıyor çünkü tek başına. Peki ne yapsam ? Camına taş mı atsam? Bağırsam mı sokaklarda senin için? Seranat mı yapsam tam balkonunun önünde bir keman, bir gitar eşliğinde? Ya da yağmurlu bir günde ellerimde çiçeklerle mi gelsem kapına. Olur mu ki ? Olmaz biliyorum. Yahut güllerden "Seni seviyorum" yazsam sokağının başına nasıl fikir ama? Afiş assam kocaman olur mu ? Gazetelere ilan versem kocaman puntolarla. Olmaz, bu da olmaz; biliyorum. Bir film mi yapsam senin için, şiirler, romanlar, öyküler mi yazsam ? Bilemedim şimdi. Olacağı yok biliyorum. Bir stadyuma gitsem, kocaman pankart yapsam seni sevdiğimi söyleyen, lig tv'de yayınlansa. Bu da mı gol değil be hakim bey, bu da mı ofsayt? Hep ofsayta düşüyorum, bu sevgi işlerinde. Ne eksik bilmiyorum. Bazen bilsem de bir şey yapamıyorum. Çünkü böyle olmuyor işte. Olsaydı, olacağını bilsem denerdim herhalde. Ya da denemekten mi korkuyorum? hiç bir şey olmaz benden. Olacağı da yok..

7 Kasım 2010 Pazar

El ele


Kadıköy vapurundan indim. İki kız el ele tutuşmuş önümde yürüyorlardı. Çok kısa bir süre kulak misafiri oldum. İlgimi çekeceğini düşünmemiştim. Kızlardan biri dertliydi. "düzenli bir hayat istiyorum" diyordu. sanırım yalnızdı da. Ve bunun iyi bir şey olduğunu söylüyordu. Karışan eden yokmuş ona, abisi dışında. "evim olsun, yemeğimi pişireyim, televizyonumu izleyeyim" diyordu. Üzüldüm kıza ne kadar gelip geçici istekler.

sonra döndüm kendime. Bir akrabalık var mı acep kızla diye düşündüm aramızda. Yoksa sen benim ruh eşim misin diye sorasım gelmedi değil. Neyse devam...

Dünya Kadınlar Voleybol Şampiyonası: Türkiye-Japonya


İlk seti yine uykuya teslim olarak unuttuğumdan izleyemedim. Fakat 2. sette mükemmel bir Türkiye vardı. Harika oynadık. Anlamadığım bir 10 dakikalık ara girdi set sonunda. Bu aranın dönüşüde takımıza yaramadı. Ama yine de iyi oynadık denebilir o set için. Asıl facia 4. setti. Japonlar gerçekten üst düzey bir savunma sergilediler. Liberoları şahane oynadı. Aşık olabilirim. O derece. Her topun altına elini sokuyor ve takımına hücum ettiriyordu. Biz ise Esra ile oynamaya çalıştık. Neslihan iyi değildi. Ve anlamadığım şekilde Seda ve Neriman neden oynamıyorlar. Her an döndürebilecek yetenek ve hırsa sahipler. Maçı 3-1 kaybettik. Sanırım 4.lük şansımız çok az. Ama bana anlamsız geliyor. 2 maç var ve bu maçları kazanırsak gruptan çıkacağımızı düşünüyorum. Biraz aveajımız düşük gibi fakat Polonya ve Peru'yu yenebileceğimize inanıyorum. Zira Sırbistan'ın Rusya ve G.Kore ile maçları var. Bu maçları kazanacağını sanmıyorum. Belki G.Kore maçını alabilir. Fakat umutlarımızı kaybetmemeliyiz. 4. lük şansımız hala devam ediyor.

6 Kasım 2010 Cumartesi

Dünya Kadınlar Voleybol Şampiyonası: Türkiye-Sırbistan

Maçın ilk setini izleyemedim. son setinde son bölümünü.. son bölümde uyumuş, ilk bölümde unutmuştum.. Ama genel olarak söylenebilir ki, son Dünya Şampiyonası 3.sü karşısında mükemmele yakın bir oyun oynadık. Ben bu kızların ileri de iyi birer yorumcu olmalarını dilerim. Voleybolu sadece topa vurmaktan ibaret sanan yorumcularla gitmiyor arkadaş. Neyse takıma gelecek olursak. Naz harikaydı. Neslihan biraz daha arka plandaydı fakat normal. buna rağmen en skorer. Sırbistan güçsüz değil, biz fazla güçlüyüz.. Afrika takımı olsaydı karşımızda ki bu anlaşılabilir bir durum olabilirdi fakat bir Avrupa takımı. Geliyoruz, bekleyin..

5 Kasım 2010 Cuma

Yine mi Hıncal!!!

Schuster'in de kişilik sorunu var. Bu hafta artık kesin kararımı verdim. Bak bu hafta yine akreditasyon kartı boynunda yoktu. Kurallara isyan etmeyi marifet zannediyor.

demiş Hıncal bey. Yine sevmedim bu adamı. Aslına bakarsanız Schuster'i de sevmedim tavır olarak ama iyi yapmış. Ben de sevmem öyle boynumda tasma ile dolaşmayı. O boyna takılan şeyler bana sanki başka anlamlar ifade ediyor. Hıncal Uluç zaten tikli bir insan. Sabah gazetesine kartsız girenlere de sinir oluyor. Ayrımcı adam. Aslında daha kaba dille yazacaktımda neyse. O kartlar alt-üst ilişkisini göstermekten başka hiç bir şeye yaramaz. Hıncal bırak şu işleri. Yürü git, çekil köşene.

Katie Cassidy


Gossip Girl'ün Juliet'i biraz fotoğraflarına bakayım dedim. Dizi de bana fazlasıyla itici gelmişti fakat bu fotoğrafla beni benden aldı. 86lı imiş kendisi. Çok sevimli nan!!

3 Kasım 2010 Çarşamba

Kavak Yelleri 136. bölüm


Kavak Yelleri 136. Bölüm Fragmanı izle direk izle


136. bölüm sonunda ancak karşılaşacak bizim paşalar. Büyük ihtimalle de o anda dizi bitecek. Aslında izlenmemesi gereken bir bölüm ama işte bunu yapmak ne mümkün. Yapımcılar lanet olsun size..

Kim İyi?


Hıncal Uluç'u izliyorum da yine palavralar sıkmaya başladı. Bursaspor ezmeye başlamış. yok canım!! daha neler. Evet geçen sene iyi bir başarı elde etti. Tebrik ederiz.. Bursaspor-Trabzonspor gibi takımlar ancak Türkiye liginde kendi hallerinde idare ederler. Ne oldu Bursaspor'a. Zamanında Trabzonspor da Kıbrıs takımına elenmedi mi? Kabul edilebilir bir şey var ki. Bu sene 3 büyük takım kötü durumda. Aslında bu durum ilk sıranın sebebini de bize açıklıyor. ama söylemeliyim ki Şuan tepede 3 büyük takım olsaydı haklarında bir sürü kötü eleştiri yapılacaktı. Bunun en büyük sebebi de ellerinde maddi imkanlar ölçüsünde oldukları durum olacaktı. Şuan bu durum gün yüzüne çıktı. ama toparlanacaklarına ve yukarıya çıkacaklarına adım gibi eminim. Kendini bir kaç maça konsantre ederek bir şeyler yapan takımların övüldüğü bu lig beş para etmez hal almış durumdadır. Bir de şöyle bir şey var ki. Beşiktaş ve Fenerbahçe genel olarak zor maçları geride bıraktılar. Sanırım Beşiktaş'ın Bursaspor ile bir maçı var. Bunun yanında Bursaspor'un ligin zirvesinde olan v buraları hedefleyen 3-4 takımla maçı var. Yani işleri o kadar da kolay değil. Tabi futbol şakaya gelmez. Bunu hatırlamak gerekir. O yüzden daha erkenken Fenerbahçe adına işi sıkı tutmasını dilerim..

Ntvspor Yorumcuları

Şu kadını hiç sevmiyorum. Her ne kadar Fenerbahçeli olsada sevmiyorum işte. Sevmediğim kısmıda yorumculuğu. Doğru düzgün bir fotoğrafını bulamadım idare ediniz. Bu kadar kötü bir voleybol yorumculuğu olamaz. Gözleri de görmüyor çoğu zaman ve sallıyor. Çok hayal kırıklığı yaşatıyor Ntvspor bu yönden. Daha düzgün işinin ehli insanları bulmalı. Yoksa eğitmeli. Sadece spor kanalı kuruyoruz demekle olmuyor. Eski sporcu emeklilerini kanala toplamakla olmaz bu işler. Daha antrenörlük belgesi bile olmayanlara yorumculuk yaptırmak olmaz, olmamalı. Tabii onlarda olmasın demiyorum ama bu kadar kötü olmaz ki. Spikerlerinde eğitilmesi şart.

Timsah Çorbası


Ferguson, Bursaspor taraftarlarıyla ilgili soru üzerine ise "İstanbul'da Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe taraftarlarını görmüştüm. Onlar daha ateşliydi. Ancak Bursaspor taraflarının ise son 7-8 dakikadaki organizasyonu çok iyiydi" değerlendirmesinde bulundu.

Evet yazık oldu Bursaspor!a. İlkleri yaşayacaklardı sözde. Ligde Hakemlerin ve diğer takımların yardımlarıyla liderlik koltuğunda oturmalarının faturasını Şampiyonlar Ligi'nde tokat gibi alıyorlar. Kendilerini Fenerbahçe ile kıyaslamaya kalkmasınlar bile. Zira daha da ziyan olurlar. Bursaspor'lu oyuncuların koşmaya mecali yok. Herhangi bir Manchesterlıdan daha süratli futbolcuları yok. Biz de Volkan Şen'i hızlı sanırdık. Bunlar hep alt yapı eksikliğinden kaynaklanıyor. Sen git Amerika'da sevgili kovala. Neyse. Bursaspor'u sevmediğim için bu mağlübiyet iyi oldu. Tecrübe kazanmaya devam etsinler bakalım. Bir daha ne zaman ŞL'nde oynarlar. Hayaller kurmasın kimse. 3 Büyüklerin bir yere gittikleri yok. Gelecekler. Anans veriyorlar sadece. Sayın Ali Tandoğan deseymiş ya devre arasında arkadaşlarına "bunların 15 dakikalık işi var" Haa dersin evet... ŞL'nde hakemlerle oynayarak maç kazanamazsınız.

Bak ne diyor yukarıda Ferguson amca... Kulak verin ey insanlar..


1 Kasım 2010 Pazartesi

Ne haldeyim. Öyle garip bir haldeyim. Yani ne bileyim. Düşünmekteyim. Seni. Hay bin kunduz.

tık tık

Tıkla bak ne var burada...